Yazar: Muhammed Enes Akgün

Coğrafi Konum

Beyaz Rusya ya da resmî adıyla Belarus eski bir SSCB ülkesidir. Kuzey Avrupa’da yer alan ülkenin komşuları batıda Polonya, kuzeybatıda Litvanya, kuzeyde Letonya, doğuda Rusya Federasyonu ve güneyde Ukrayna’dır.

Başkent ve Önemli Şehirler

Belarus başlıca 6 idari bölgeye ayrılmaktadır. Bu idari bölgeler Rusça область (oblast) olarak adlandırılmaktadır. Başkenti Minsk olan ülkenin diğer 5 oblastı Gomel, Mogilev, Vitebsk, Grodno ve Brest’tir.

Fiziki yapı ve İklim Koşulları

Belarus denize kıyısı olmayan 44 dünya ülkesinden biridir, toprakları gayet düz ve birçok geniş bataklık arazileri bulunmaktadır. Henüz uçaktan inmeden havadayken gördüğümüz geniş ve büyük ovalar bu bilgiyi doğrular nitelikte. Ülkenin sokaklarında gezerken yokuşa rastlamak bile mümkün değil.

Karasal iklimin etkisi altında olan ülkede yazlar serin ve nemli kışlar ise gayet soğuktur. Ülke topraklarının önemli bir kısmı ormanlık alanlardan oluşur. Avrupa ortalamasının neredeyse iki katına yakın orman zenginliğine sahiptir.

Resmi Dil, Para Birimi ve Din

Ülkenin resmi dili Belarusça ve Rusçadır. Halkın ve özellikle gençlerin büyük bir bölümü günlük hayatta Rusça konuşmaktadır. Fakat Devlet binalarının tabelalarında -sadece devlet binaları değil aynı zamanda hastaneler, üniversiteler, ulaşım araçları vs..- Belarusça kullanılmakta. Kısacası Belarusça’yı tabelalardan başka bir yerde görmek çok zor.

Ülkenin Para birimi Belarus rublesidir. Kısa bir zaman önce yapılan düzenleme sonrası para biriminden 4 sıfır atılmıştır ve bozuk madeni para kullanımı ülkede başlamıştır. Belarus halkı Sovyet döneminden bu yana ilk defa madeni para kullanımına bu sene başlamış. Biz de bu yeni paralarla tanışma fırsatı bulmuş olduk.

Dini yapısına baktığımızda ise Doğu Ortodokslarının oranı %80, diğer (Roma Katolikleri, Protestanlar, Museviler ve Müslümanlar) ise %20’lik bir orana sahip. Ülkede Müslümanların ibadetini yapabildiği sadece 1 cami bulunmakta. Zaman zaman Katolik kiliselerine rastlamak mümkün. Minsk şehrinde insanların pek fazla dini ibadetleri önemsediğini söylemek güç. Ama Minsk’ten ayrılıp gezi için gittiğimiz bir başka oblast olan Brest’te insanların çoğu kilisenin önünden geçerken bile bazı ritüeller yapıp kiliseye selamını verdikten sonra yoluna devam ediyor. Küçük şehirlerde dini hassasiyetin biraz daha fazla olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Siyasi ve İdari yapı

Belarus Cumhuriyeti Sovyetler Birliği içindeki egemenliğini 27 Temmuz 1990 tarihinde, bağımsızlığını ise 25 Ağustos 1991 tarihinde ilan etmiştir.

Bağımsızlık döneminin ilk anayasası 15 Mart 1994 tarihinde kabul edilmiş, Temmuz 1994’te yapılan seçimler sonucunda bu görevi halen sürdürmekte olan Aleksandr Lukaşenko Cumhurbaşkanlığına seçilmiştir.Ülkede Cumhurbaşkanın yetkileri oldukça fazladır. Öyleki Eski ABD Dışişleri bakanı Condolezza Rice 2008’de bir demeç vererek Belarus’un Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko’yu “Avrupa’nın son diktatörü” olarak  nitelendirmiştir. Cumhurbaşkanı Lukaşenko, ülkede 19 Aralık 2010 tarihinde gerçekleştirilen son seçimleri % 79 oyla kazanarak dördüncü defa bu göreve seçilmiştir.Fakat seçimlerin ne kadar demokratik bir şekilde gerçekleştiği bir soru işareti.Belaruslularla bu konular hakkında sohbet etmek istediğimiz zaman genelde ret cevabı alıyoruz.Bir takside Lukaşenko ismini söylediğimiz için uyarı aldığımız bile oldu.Genel olarak bu konular hakkında konuşmayıp apolitik kalmayı tercih ediyorlar.Ama şunu rahat olarak söylemek mümkün ki o da şu:Halkın pek fazla liderini sevdiği yok.Bunun en önemli nedeni ise hiç kuşkusuz ekonomik nedenler.Fakat tüm bunları bir kenara bırakacak olursak Lukaşenko’nun ülkesinde suç oranı hemen hemen sıfıra yakın ve hiç kuşkusuz Avrupa’nın en güvenli ülkesi.Yerel halktan öğrendiğimize göre birine yumruk atmak veya benzeri bir davranışta bulunmanın cezası 3 ay hapis yatmaktan geçiyormuş.Bağıran veyahut bir başkasını rahatsız eden hiç kimseyle karşılaşmamamız ülkenin ceza koyucu mercilerinin caydırıcılık hususunda başarılı olması durumunu özetler nitelikte. Ayrıca Belarus’un Avrupa kıtasında idam cezasını uygulayan tek ülke olduğunu da unutmamak gerekiyor.

Ekonomik Yapı

Belarus, coğrafi konumu bakımından stratejik bir öneme sahip.Gerek AB ülkeleri Gerek Rusya için önemli bir ulaşım merkezi.Rusya doğal gazının ve petrolünün Avrupa’ya ulaştırılmasında önemli bir transit ülke olan Belarus’ta gaz, petrol ve petrol ürünleri boru hatlarının çokluğu dikkat çekmekte.Ekonomisine genel olarak bakıldığında Rusya ile ilişkileri önemli bir yer tutmakta.Rusya’da yaşanan siyasi ve ekonomik bir kriz Belarus’u doğrudan etkileyebilmekte.Ülkedeki tarım alanları 1986 yılında yaşanan Çernobil faciasından sonra önemli ölçüde radyasyona maruz kalmış.Bu nedenle tarım sektörünün geliştiğini söylemek çok zor.Ülkenin ekonomisinde ahşap ihracatının önemi büyük ve bunun nedeni hiç kuşkusuz Belarusun en önemli doğal zenginliği olan ormanların çok fazla olması.

Daha önce yapmış olduğum okumalardan birkaç anekdotu da buraya not etmek isterim:

Belarus hükümeti ülke ekonomisinin büyük bir bölümünü kontrol etmekte bunun yanında finansal ve ekonomik sistemlerinde piyasa ekonomisine adapte olabilmek için çeşitli reformlar ve liberalizasyon çalışmaları yapılmaya çalışılsa da SSCB’nin dağılışı sonrası yeni düzene entegre olma konusunda hala bazı eksiklikleri bulunuyor.

Tüm bunların dışında Belarus ekonomisinin yüksek enflasyon ve para biriminde değer kaybıyla uğraştığı bir realite.2016 yılında ortalama enflasyon %18 civarında ve rubledeki hızlı değer kaybı bu orandaki en önemli etken. Tabiiki de ekonomideki bu olumsuz gelişmeler doğrudan halkı etkilemekte. Az çok anlaşabildiğimiz kişilerden duyduğumuz en büyük şikâyet maaşların yeterli olmaması ve buna bağlı olarak yaşanan geçim sıkıntısı.

10 doların Belarus Rublesi olarak karşılığı. Üstte Dobro pojalovat v belarus-Belarusa Hoşgeldiniz.

 

Belarusluların sosyal medya hesaplarında sık rastladığım bir fotoğraf.Resimde yazan 2017 senesinde Belarus…Zordu Ama Alıştık..Ekonomik problemlere ithafen.

Eğitim

Belarus’ta 41 üniversite bulunmakta. Bu üniversiteler ağırlıklı olarak ekonomi, pedagoji, ziraat, ulaştırma, teknik, tıp alanlarında eğitim vermekte. Üniversitelerin 30’a yakını Minsk şehrinde bulunmakta. Halk eğitime çok önem veriyor. Ülkede okuma yazma oranı oldukça yüksek. Üniversite yurtları belli bir bölgeye toplanmış ve büyük bir alan üzerine kurulmuş. Yurtdışında özellikle Türki cumhuriyetlerden gelen yabancı öğrencilerin çokluğu dikkat çeken bir diğer husus. Eğitimin kendi ülkelerine kıyasla daha ucuz olduğunu söyleyen Türkmenistanlı birçok genç Belarus’ta üniversite hayatına devam ediyor.

Diğer Bilgiler

Belarus 2.Dünya Savaşı’nın yıkımını en ağır yaşayan ülkelerden biri. Bulunduğumuz şehir Minsk, Nazilerin %75 ini yakıp yıkmaları sonucu baştan inşa edilmek zorunda kalınmış. Kentin düzeni, temizliği ve gürültü kirliliğinin olmayışı şehri yaşanacak bir hale getiriyor. Bununla birlikte geniş caddeleri ve trafik sorununun olmaması da ayrı bir güzellik. Trafik düzeni tamamen yayaların önceliğine dayalı. Bir Sovyet klasiği olarak büyük meydanlara, anıtlara, heykellere her yerde rastlayabiliyorsunuz. İnsanların yabancılara karşı hiçbir önyargısı yok. Milliyetçi, ırkçı birtakım hareketlerde bulunan insan sayısı çok ama çok az. Yolda geçen herhangi birine bir adres sorduğunuzda eğer bilmez ise telefonundan bir yakınını arayıp adresi öğrenmeye çalışabilir. Hatta ve hatta gideceğiniz yere yürüyerek sizi bırakabilir.

Alkolün yaşamlarında yeri inanılmaz derecede büyük. Ülkedeki alkol fiyatları su fiyatlarından daha ucuz. Özellikle erkekler vodkayı bir yaşam amacı olarak görmekte. Çoğu kere yaşadığım bir olayda Yolda yürürken orta yaşlarda bir erkeğin önce kendini tanıtıp daha sonra kibar bir şekilde, ‘Sizden bir isteğim olacaktı, Vodka almak için 15 kopeykim (kuruş) eksik sizden dilesem verebilir misiniz?’ sorusuyla karşılaşmaktı. Bir başka dikkat çeken husus ise sabahları ellerinde büyük boy meyve sularıyla dolaşan insanların birden çantalarından vodka şişelerini çıkarıp o saatte içki içmeleriydi. En başta da belirttiğim gibi alkolün yaşamlarında inanılmaz bir yeri var. Bu her gayrimüslim ülke için geçerli olabilir ama Belaruslular ve Rusların alkolle olan ilişkisi, kanaatimce diğerlerine göre çok çok daha farklı.

Kadın nüfusun inşaat sektörü, otobüs, taksi, troleybus şöförlüğü dahil her alanda çalışması dikkat çeken bir diğer nokta.

Metro ulaşımı sadece Minsk şehrinde bulunuyor.

Taksileri yol kenarında durdurup binmeniz mümkün değil ancak arayıp çağırdığınızda binebiliyorsunuz.

Ülkede gece olunca büyük meydanlar ve caddeler dışında ışıklandırma oldukça az. Sebebini sorunca aldığımız cevap ise belediyenin tasarruf  yapmak  istemesi oldu.

Ülkenin hemen hemen her kurumunda inanılmaz ağır bir bürokrasi işliyor. Okula kayıt yaptırırken ve yurda giriş yaparken yaşadığımız çile bunu anlamamız için yeterli oldu. Örneğin Yurt çamaşırhanesini kullanmak için 1.5 ruble(75 cent) civarı bir ücret ödenmesi gerekiyor. Türk lirasıyla 3 lira bile olmayan bu ücreti elden almak yerine bankaya yatırmamız gerektiğini söylüyorlar. Bankada 2 saat sıra bekleyip dekont aldıktan sonra görevliye dekontu teslim edip çamaşırlarımızı ancak yıkayabildik. Bu ve bunun gibi yaşadığımız bir çok olayı düşününce insan sormadan edemiyor: ’İşleri kolaylaştırıp daha hızlı adımlar atmak yerine niçin bu denli yavaş ve katı kurallara sahip bir sistem mevcut?’ Bu sorunun cevabı muhtemelen kurumlarda yaşanacak rüşvet, yolsuzluk ve yozlaşmanın önüne geçmeyle alakalı olacak. Şu bir gerçek ki Belarus’ta rüşvet ve yolsuzluk yok denecek kadar az. Ülkedeki sivil polis sayısının diğer polislere oranla daha fazla olması insanlarda her an takip edilme ve bir başkası tarafından izlenme hissini uyandırmış. Düzenin koruyuculuğunu üstlenen devletin, insanları her an kontrol altında tutabildiği bu mekanizma komünist dönemden kalma izlerin etkisini hala ağır bir şekilde hissettirdiği gerçeğini gözler önüne seriyor.