Yazar: Ahmet Eryiğit

Kişisel Deneyimler:

BYP yaz programı çerçevesinde Çince öğrenmek Çin kültürünü ve insanını daha yakından tanımak maksadıyla gerçekleştirdiğimiz yaklaşık 2 aylık Şangay seyahati benim ikinci yurt dışı seyahatim oldu. Bundan 1 yıl öncesine kadar haritada yerini göstermekte zorlanacağım Çin Halk Cumhuriyeti, insanları ve kültürü ile benim için bir bilinmez ve herhangi bir öğrenme girişimi isteğimin olmadığı bir konuydu fakat Tügva bünyesindeki bölge uzmanı yetiştirme programıyla birlikte bu konuda daha fazla bilgi edinmek benim için bir zaruret oldu. Şu an hayatımdaki en büyük önceliklerimden biri Çin hakkında her şey ve tabi ki Çince olmuş durumda. Bu yazımda ilk defa Çin’de bulunmuş bir öğrencinin gözlemlerini okuyacaksınız.

Toplum:

Çin toplumu daha havaalanına ilk indiğimiz andan itibaren beni hep şaşırttı. Zira medyada ve film sektöründe hep göregeldiğimiz Çin ve insanları daha farklı idi. Geleneklerine bağlı halen eski tip kıyafetler giyen Çinliler yok neredeyse bir Avrupalı kadar Batılılaşmış bir toplum ve yapısı mevcuttu Çinliler (özellikle çok daha zengin olan Şangaylılar) neredeyse her köşebaşında görebileceğiniz giyimden teknolojiye yeme-içmeden iletişime kadar her yerde olan batılı şirketler ile devlet yapısındaki komünizmden tam zıt bir görüntü çiziyordu. Hatta diyebiliriz ki yıllardır kendini batıya kabul ettirme gayreti içerisinde olan Türkiye’den daha Batılılaşmış fakat bunu batılılaşmanın asıl unsurları olan kökleri tamamen terketmeme ve teknolojide ve ekonomide de bu kalkınmayı desteklemişler ve neredeyse başarmışlarda. Tabi tüm yönlerle Batılılaşmak bizim arzu ettiğimiz şey değildir fakat Çinlilerin bunu kökten zıt değerler sahip olması ve halen batıya uzak bir kültür ve devlet politikasına sahipken başarabilmiş olması takdire şayandır.

Şangay’dayken okumuş olduğum Çin hakkında her şey isimli kitapta Çin halkının geçmişini unutmadığı ve büyüklere saygı eskiyi baş üstünde tutma gibi değerleri çok önemsediği yazılıydı fakat ben günlük hayatta böyle bir şeyin pek olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Sanıyorum Çinliler de batılılaşma adı altında köhnemiş batı ahlakını benimseme yolundalar.

Çin toplumu hakkında mutlaka söylenmesi gereken bir hususta pazarlık huyları eğer alışveriş yapıyorsanız mutlaka pazarlık yapın yarı fiyatından daha ucuza alabileceğiniz çok fazla şey olacaktır bu birçok teknolojik üründe de geçerli.

Çevre:

Biz vaktimizin çoğunu Şangay’da geçirdiğimiz ve Şangay’ın ülkenin geri kalanından çok çok daha müreffeh olduğu göz önünde bulundurulursa çevrenin genel izlenimi için yazdıklarımızın Çin’in geri kalanı için çok daha vahim olduğu düşünülebilir.

Çin’de çevre denince benim aklıma ilk kötü koku geliyor. Her an her yerde karşılaşabileceğiniz bir kötü koku. Eğer 100 metre rahat nefes alarak yürüdüyseniz (ki bu da yüksem nemden pek mümkün değil) 101. metrede mutlaka berbat bir kokuyu solumak durumunda kalıyorsunuz. Sanıyorum bunun sebebi yüksek sıcaklık ve Çinlilerin çevre temizliğine pek dikkat etmemesi. Kötü koku dışında bir diğer olumsuz hususta Çinlilerin yere tükürmesi sümkürmesi ve taharetlerini umarsızca kaldırıma yolun ortasına yapmaları ağaçların dibine küçük ihtiyacını yetişkin insanlar dahil utanamadan yapmaları. Çocuğunun herkesin gözü önünde ağacın dibine yolun kenarına fark etmeksizin ihtiyacını gidermesine yardımcı olan ebeveynler. Çin böyle iğrençlikler konusunda zengin bir ülke.

Çevre konusunda olumlu olarak söyleyebileceğim şey ise güzel bir çevre düzenlemesi ve yeşilliğin bol olduğu cadde ve sokaklar. Bu konuda takdir edilebilir.

Ulaşım:

Şangay’da hayran kaldığım bir husus oldu, ulaşım. Yoğun nüfus büyük ve iyi hazırlanmış projeler yapmaya mecbur bırakmış Şangay yönetimini ve bunda büyük ölçüde de başarılı olmuşlar. Şangay’da toplam 14-15 tane metro hattı var bunlardan bazıları  büyük istasyonlarda birleşip yolcu alışverişinde bulunuyorlar. Şehrin her yerine metrodan neredeyse hiç inmeden varabilmeniz mümkün kılınmış bu mükemmel metro ağıyla. İstanbul’da böyle bir metro ağının olduğunu düşünmek bile müthiş bir duygu umarım bir gün biz de bunu başarır ve bir kabus olan İstanbul trafiğinden hem yolcuları hem şoförleri kurtarırız.4-5 çeşit ticari taksi var bunlar farklı boyut ve kalitede açılış ücretleri de farklı tabii. Taksilerin dışında sanıyorum korsan olarak işleyen 2 kişilik oturma yeri olan motosikletler de var bunlar nispeten daha ucuz eğer pazarlık yaparsanız. Şangay zengin bir şehir olduğundan özel araç sayısı da oldukça fazla ara ara lüks araçlar görmekte mümkün fakat bunu diğer bölgeler için söylemenin pek mümkün olduğunu sanmıyorum.

Günlük Yaşam:

Çinliler 7’den 70’e spor yapan hareketli bir millet futbola pek meraklı değiller en azından oynamaya. Büyük bir halı sahanın içinde futbol oynayan 5-10 turist varken sahanın etrafında koşan yüzlerce Çinli var. Güne erken başlıyorlar 6-7 gibi toplu taşıma en yoğun anlarını yaşıyor yollar arabalar ve bisikletlerle dolu. Bisiklet kullanımı çok yaygın öyle ki her kaldırımda yan yana dizilmiş onlarca bisiklet görebiliyorsunuz. Bisikletlerin çoğu kiralık usulü 2 büyük bisiklet kiralama şirketi var: Ofo ve Mobike. Bisikletler telefondaki bir program üzerinden aktive ediliyor. Bu yönden örnek alınılacak bir ülke Çin. Bir çok Çinli gün boyu yanında bir suluk taşıyor sulukta bazen su bazense çay bulunuyor. Çok fazla sıvı tüketen bir toplum.Fazla sıvı tüketiminin hastalık oranlarını düşürme de büyük etkisi olduğunu düşünüyorum.Gün boyu sıvı tüketmek ve her fırsatta spor yapmak bisiklete binmek yürümek gibi sağlıklı aktivitelerin yanında Çinlilerin çok büyük bir zaafı var: Sigara. Çin dünyada en fazla sigara nedenli ölümlerin yaşandığı  ülke. Onlarca çeşit yerli ve ithal sigara var Türkiye’nin aksine sigaralar genelde Tobacco Shoplarda satılıyor. Fabrikaların çokluğundan zaten berbat bir halde olan hava (özellikle Pekin’de) yoğun sigara tüketiminin de etkisiyle iyice çekilmez bir hal alıyor.

Günlük rutinlerin dışında Çinliler hakkında bir şeyler söylemek gerekirse genel itibariyle güler yüzlü bir toplum yardımsever oldukları da söylenebilir Türkiye dışında bir adres sorduğunuzda size bu kadar yardımcı olacak birkaç milletten biridir sanıyorum. Fiziksel olarak onlardan biraz farklı olduğumuzdan (sakal vs.) Gittiğimiz çoğu yerde garip bakışlara maruz kaldık tabi bu olumsuz bir bakış değil de alışık olunmayan bir manzaraya karşı bir bakış gibi bu sebepten ben bundan pek rahatsız olduğumu söyleyemem. Bazı mekanlarda insanlar toplanıp bize bakarak gülüşmeleri biraz rahatsız etmişti gerçi. Gittiğimiz bazı turistik mekanlarda bizimle fotoğraf çekinmek isteyenler bile oldu.

Bu bölümde kısaca Çin halkının Türkiye ve Türklere olan bakış açısından  da biraz bahsetmeliyim: Çinlilerin çoğu maalesef Türkiye’yi bilmiyor bu sebepten ülke tanıtımını gerek sinema televizyon vasıtasıyla gerekse oradan turist çekerek daha da artırmamız gerektiği çok açık. Türklere karşı ne tarihten gelen ne de günümüzde ki ilişkilerden kaynaklı bir önyargıları yok en azından bize böyle bir şey hissettirmediler. Bu aynı durum Müslümanlar için de geçerli herhangi bir olumsuz önyargıları yok fakat Müslümanların bazı haklarını devlet maalesef kısıtlamış mesela ezanı hoparlörden okumaya müsaade etmiyorlar. Bu ve bunun gibi bazı engellemeler inşallah son bulur.

Turistik Yerler:

Çin tarihin en eski yerleşim yerlerinden biri olması sebebiyle turistik yer bakımından oldukça zengin bir ülke Şangay gelişmişliğin verdiği imkanlarla da bu konuda daha da zenginleşmiş tarihi müzeler olduğu kadar modern anlamda sanat ve teknoloji alanında da müzeler mevcut. Aynı Türkiye’deki gibi Çin’de de öğrencilere indirimli bilet mevcut bu sebeple bilet masrafı beklendiği kadar yüksek olmuyor. Bir çok Budizm ve Konfüçyanizm tapınakları gezilebilecek yer sayısın daha da artırmış. Tabi Çin deyince akla ilk gelen şey olan Çin seddi imkanı olanların mutlaka gidip görmesi gereken bir yer. Çin Seddi Pekin merkezine çok uzak olduğu için bireysel değil de oradaki turlardan biriyle anlaşarak (pazarlık mutlaka yapılmalı) gitmek daha mantıklı Çin Seddi insan gücünün yaptığı en devasa en ilginç yapılardan biri gördüğünüzde hak vereceğinize inanıyorum. Çin kesinlikle gidip görmeye değer bir ülke

İzlenimler:

Çin açıkçası beklediğimden çok daha modern ve gelişmiş bir ülke özellikle Şangay gerek mimari gerekse diğer konularda inanılmaz bir şehir. Mimari de sanıyorum dünyanın en ileri şehirlerinden biri. Dünyanın en uzun ikinci binası Şangay Tower manzaranın en iyi görülebildiği yer. Şangay Tower dan manzaraya bakmadan dediğimi tam manasıyla anlamanız mümkün değil. Şangaya giderseniz mutlaka Şangay Tower’a çıkın giriş biraz pahalı ama buna kesinlikle değiyor emin olun. Son olarak imkanı olanların Çin’e gidip orayı görmelerini gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim.