Yazar: Abdullah Dumangöz

3 Temmuz 2017 Pazartesi günü İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan yolculuğumuza başladık. Emirates Havayolları ile ilk olarak Dubai’ye, oradan Şanghay Pudong Havalimanı’na uçtuk. (Pudond, Asya Kıtası’nın en büyük havalimanı. Şehirde Hongqiao adında bir havalimanı daha var ve iç hat uçuşları buradan gerçekleşiyor. Bu arada THY ile direkt Şanghay’a uçabilirsiniz.) Şanghay zaman dilimine göre, 4 Temmuz Salı saat 23.00 gibi Şanghay’a ulaştık. Bu kadar uzun sürmesinin sebebi, Dubai’de aktarma sırasında 8 saat beklememizdi. Şanghay UTC+08:00 saat dilimine göre yaşıyor yani Türkiye saatine göre 5 saat ileride.

Havalimanından çıktığımız ilk anda havadaki nemi ve havanın ağırlığını hissettik. Nefes almaya alışmak 5 dakikamızı aldı. Havalimanından gideceğiniz yerlere birçok şekilde ulaşabilirsiniz. Metro, maglev, taksi veya bizim gibi kalabalık gruplar için otobüs kiralama gibi seçenekler mevcut.

Kaldığımız yer Shanghai International Studies University Hongkou kampüsünde bulunan, otel olarak da kullanılan Sisu Guest House idi. Kampüs gayet merkezi bir yerde. 10 dakika yürüyerek Hongkou alışveriş merkezine ve Shanghai Shenhua takımının kullandığı Hongkou stadyumuna ulaşabilirsiniz.

Şanghay Hakkında Genel Bilgilendirme

Çincede ‘denizin üzerindeki şehir’ (Shanghai) anlamına gelen Şanghay, Çin’in doğusunda Yangtze Nehri’nin deltasında kurulmuş bir şehirdir. Şehir iki yakadan oluşuyor: Pudong ve Puxi. Bu iki bölgenin arasından Huangpu Nehri akmaktadır. Doğuda bulunan Pudong sonradan şehre dahil edilen, şehrin gökdelenlerle dolu bölgesi.  Batıda bulunan Puxi ise müzelerin birçoğuna ve tarihi mekanlara ev sahipliği yapıyor. Şanghay’a ilk yerleşimin altı bin önce olduğu düşünülmektedir. 1930’lu yıllara kadar balıkçı kasabası olan Şanghay, bu tarihten sonra limanıyla tüccarların ilgisini çekmiş ve ilk bankalar böylece açılmıştır.  24 Milyonluk nüfusu ile dünyanın en kalabalık şehri olan Şanghay; Çin Halk Cumhuriyeti’nin en büyük, dünyanın ise sekizinci büyük şehridir. Ayrıca şehir Çin Halk Cumhuriyeti’nin en büyük ticaret ve finans merkezidir.

Şanghay’da sokaklar gayet düzenli. Otobanlar highway şeklinde ve şehir içindeki trafiği etkilemiyor. Sokaklar temiz gözüküyor ama sürekli insanı rahatsız eden bir koku mevcut. Tabii ki Çinli arkadaşlarımız bu kokulardan rahatsız olmadıklarını hatta sokakların kokmadığını söylüyorlar ama alışmak gerçekten bizi zorladı.

Toplum

Şanghay şehri 44 farklı etnik unsuru içinde barındırıyor. Şehir Çin Halk Cumhuriyeti’nin en çok ilgi çeken şehri. İnsanların yaşayış tarzı tamamen Avrupai. Özellikle 19 ve 20. yüzyıllarda İngilizlerin bölgeye olan ilgisi bu şehirde yoğunlaşmış, bu da şehrin bugünkü toplumuna sirayet etmiştir.

Çin’de yaklaşık 23 milyon Müslüman bulunuyor. Çoğunluğu ülkenin batısında ikamet eden Müslümanlara Şanghay’da da rastlamak pek tabii mümkün. Şehirde 7 tane cami var. Bazı camilerin etrafında cuma günleri yiyecek pazarı kuruluyor.

Şanghay’da yaşayanların refah durumuna gelecek olursak, ülke geneline göre üst seviyede. Yollarda gördüğümüz arabaların çoğu ithal ve lüks arabalar. Şehirde konut kiraları gerçekten pahalı. Şehre öğrenci olarak gelen birçok Çinlinin zorlandığını duyduk.

İnsanlar siyahla beyaz gibi farklılık gösterebiliyor. Kimisi adres sorduğunuzda kırk yıllık dostunuz gibi size yardımcı olmaya çalışıyor, hatta gideceğiniz yere götürmeyi teklif ediyor, kimisi ise umursamaz bir tavırla git başımdan diyor. Ama genel olarak insanlar sıcakkanlı ve yardımcı olmaya çalışıyorlar.

İnsanlar farklı kültürleri öğrenme konusunda çok istekli ve meraklı. 2017 Mayıs ayında Şanghay’da düzenlenen SIAL Gıda Fuarında ülkemizden katılan şirketler önemli bir etki bırakmış. İnsanlara Türk’üz dediğimizde hemen yedikleri yemekleri ve özellikle dondurmayı bize anlatmaya çalışıyorlardı.

Teknoloji tamamen hayatlarının bir parçası. İnsanlar cüzdan taşımıyorlar. Her yerde ödemelerini Wechat Pay ve Alipay ile akıllı telefonlarından gerçekleştiriyorlar.

Toplum kapitalist bir toplum. Üzerine bir model çıkmış bir telefonu ya da bilgisayarı bulmak imkânsız. En son hangi model çıktıysa mağazalarda o satılıyor.

İnternet alışverişi çok yaygın. İnsanlar çoğu zaman market alışverişlerini bile internetten yapıyorlar. Bu alanda birçok site birbiriyle yarışır durumda.

Ulaşım

Bisiklet kullanımı çok yaygın. Her sokakta, her caddede bisikletliler için ayrıca bir yol var. Sokaklarda yayalardan daha çok bisikletliye rastlamak işten bile değil. Tabii ki herkesin şahsi bisikleti yok. Şöyle bir sistem geliştirilmiş: Şirketler kendi bisikletlerini sokağa bırakıyorlar. Bisikletlerin arkasında bir kilit var. Telefondan mobil uygulamayı indiriyorsunuz ve karekod sistemiyle ödemeyi yapıp kilidi açıyorsunuz. Kaldırımlar bu bisikletlerle dolu. Şu an için 2 şirket bu alanda bir hayli yol almış ve piyasanın neredeyse tamamını bu 2 şirket kontrol ediyor.

Ve tabii ki Şanghay’ın en hayran kalınası özelliği, devasa metro ağı…  Şu an faal olarak 14 ağ hizmet veriyor. 4 tanesi yapım aşamasında ve planları tamamlanıp henüz yapımına başlanmayan 7 ağ var. Bu ağlar birçok yerde kesişiyor. Şanghay’ın bir ucundan diğer ucuna maksimum 1 saatte ulaşabiliyorsunuz. Durakların arasındaki mesafe ülkemizde olduğu gibi kısa değil ve metrolar gayet hızlı. Dünyanın en büyük metro ağına sahip bu şehirde ulaşım insanların sıkıntılarında biri değil. Üstelik Şanghay dünyanın en kalabalık şehri olmasına rağmen iş çıkış saatleri hariç metrolarda insanı bunaltan bir kalabalık yok. Ücretlendirme gidilen mesafeye göre belirleniyor. Sabit bir fiyat yok ve sistem ülkemizde olduğu gibi değil. Bütün vatandaşlar aynı ücretlendirmeye tabi. Öğrenci veya iş adamı olmanız bir şey ifade etmiyor. Şehir içi ulaşımda otobüsler de sıkça kullanılıyor. Bir kısmı elektrikli olan otobüslerin maliyeti ise gayet uygun.

Taksilere gelecek olursak, iki tip taksi var. Birisi bilinen standart taksi diğeri ise ‘expo’ denilen geniş taksiler. Taksi fiyatları uygun denilebilir. Taksimetre açılışı normal taksilerde 14, expo taksilerde ise 16 yuan. 7 kilometrelik bir mesafe 30 yuan. (17 Tl) Korsan taksicilik çok yaygın. Özellikle Şanghay’ın kalbi olan The Bund ve Nanjing Caddesi çevresinde dolaşan her turiste yanaşıp nereye gideceğini soran korsan taksiciler var. Fahiş fiyatlar önerip sonrasında biraz indirimle turistleri kolayca kandırıyorlar. Ulaşımda tek bir kart işinizi görüyor. Shanghai Public Transportation Card. Taksi, metro ve otobüslerde bu kartı kullanabiliyorsunuz.

Şehirler arası ulaşımda ise en çok tercih edilen ulaşım aracı hızlı tren. Hızlı tren ağı ülke içinde gayet yaygın. 1214 kilometrik Şanghay-Pekin ulaşımını 5 saatte tamamlıyor. Maliyet olarak biraz tuzlu. Şanghay-Pekin bileti 583 yuan. (305 Tl) Uçak biletlerinin çok daha pahalı olması insanları hızlı trene yönlendiriyor.

Günlük Yaşam

Günlük hayatta insanlar sürekli hareketli. Her daim gezmeye, yeni şeyler denemeye çalışıyorlar. Şehir birçok çeşitli festival, konser ve eğlencelere ev sahipliği yapıyor. Bunun yanında futbol Çin’de büyük bir hızla yükseliyor. Çin Süper Ligi’nde her kulüp haftada 2 kere maç yapıyor ve bunlardan biri kendi sahasında oluyor. Son zamanlarda astronomik bonservis ve yıllık ücretlerle transfer edilen yıldız oyuncular halk üzerinde etkili olmuş ve halkın büyük bir kısmı futbola ilgi duyuyor. Kaldığımız yere 10 dakika mesafede bulunan, Shanghai Shenhua takımının kullandığı Hongkou Stadyumu, haftalık 20.000 seyirci ortalamasına sahip. Şehirin iki tane büyük futbol takımı var. Shanghai SIPG ve Shanghai Shenhua. Orada bulunduğumuz sürede, Shanghai Shenhua-Beijing Guoan maçına gitme fırsatımız oldu. Türkiye’de imkânım el verdikçe takımımın maçlarına giderim ve kıyas yapacak olursak ülkemizdeki kadar fanatizm Çin’de yok. Ayrıca herhangi bir tribün kültürü de yok. İnsanlar, olması gerektiği gibi futbol maçlarına sosyal aktivite olarak bakıyorlar. Statta oturup maçı izliyorlar ve sorunsuzca dağılıyorlar. Bu iki takım arasında ezeli bir rekabet olmasına rağmen Beijing Guoan taraftarları maç öncesinde formaları ile gayet rahat bir şekilde stat çevresinde dolaşıyorlardı.

İnsanlar sağlıklı yaşam ve spora da gayet önem veriyorlar. Kampüsümüzde bulunan, halkın kullanımına açık jimnastik salonu ve koşu parkuru saat 17.00-20.00 arasında sürekli dolu oluyordu. Çin’de obezite son yıllarda patlama yapmasına rağmen yaklaşık 2 aylık sürede sadece 2 kere obez insan gördüm. Obezitenin daha çok kırsal kesimde yaygın olduğunu öğrendik. Sokakta kilolu bir insanla karşılaşmak bile sık yaşanan bir şey değil. Sürekli noodle ve hamur işi gıdalar tüketmelerine rağmen formda olmaları gün içindeki hareketli hayatlarından ötürü.

Gezilecek Yerler

The Bund : Huangpu Nehri boyunca uzanan 1 kilometrelik kıyıya kurulmuş olan The Bund, Şanghay’ın sembolü olarak kabul edilir. Tarihi 19. yüzyıldaki sömürge dönemine kadar dayanır. Batı yakası Puxi’de barok, gotik ve romanesk gibi mimari stillere rastlamak mümkün. Doğu yakası ise gökdelenleri ile boy gösteriyor. Şanghay’da görülmesi gereken yerlerin başında gelir. Eğer doğu yakasında iseniz  Shanghai Tower veya Pearl Tower’a da kesinlikle çıkmalısınız.

Yuyuan Garden : Çin’in her bölgesinde kraliyet aileleri tarafından yaptırılmış bahçelere rastlamak mümkün. Şanghay’da bulunan Yuyuan Garden bunların en meşhurlarından. 1577 yılında Ming hanedanlığı üyelerinden biri olan Pan Yunduan tarafından yaptırılmıştır. Yapıldığı tarihten bu yana birçok değişikliğe uğramıştır. Ming hanedanlığının yıkılış döneminde tahrip olan bahçe yenilense de savaşlar ve isyanlar sonucu tekrar harap bir hale gelmiştir. En son 1956 yılında tekrar restorasyona alınmış ve 5 yıl süren çalışmalar sonucunda bugünkü halini almıştır. Bahçe yaklaşık 20.000 metre üzerine kurulmuştur. İçinde kaya ocakları, salonlar ve göletler bulunmaktadır. Bahçenin en dikkat çeken kısmı yüksekliği 3,5 metreyi bulan Jade kayasıdır.

Zhujiajiao Antik Kenti : The Bund’dan yaklaşık 50 kilometrelik mesafededir. 47 kilometrekarelik bir alanı kapsayan antik kentin diğer bir adı da İnci Nehri’dir. Avlulu geleneksel Çin evleri, tarihi köprüleri ve yeşil alanlarıyla görülmeye değer bir yerdir.  En ünlü köprüsü bir taş köprü olan Fansheng Köprüsüdür. Diğer bir ünlü köprüsü de Huimin adında ahşap bir köprüdür. Ming ve Qing hanedanlarına ait birçok yapının bulunduğu bu antik kent, Şanghay’da bu zamana kadar en iyi muhafaza edilmiş antik kenttir.

The Jade Buddha Temple : en ünlü Buddha tapınaklarından olan bu tapınak, birçok dini etkinliğe sahiplik yapan sessiz ve sakin bir yerdir. Tapınak 1882 yılında inşa edilmiştir. Halen aktif olarak 70 tane rahip bu tapınakta görev almaktadır. En etkileyici eser 250 kilogram ağırlığında ve değerli taşlarla süslenmiş olan Buddha heykelidir.

Müzeler

Şanghay Müzesi : Halk Meydanı’nda bulunan müze eski Çin sanatlarına ev sahipliği yapmaktadır ve 120.000’i aşkın çok değerli sanat eserlerine ev sahipliği yapmaktadır. Müze yaklaşık 38 bin metrekarelik bir alan tekabül eder.

Şanghay Yahudi Mülteci Müzesi : Hongkou bölgesinde bulunan müze, 2. Dünya Savaşı sırasında Yahudilerin sığınma yeri olan Ohel Moshe sinagogunun değiştirilerek müze haline getirilmesiyle oluşmuştur.

1937-1941 yılları arasında Şanghay 25.000 Yahudiyi kabul ederek, savaş sırasında Yahudileri reddetmeyen tek metropol olmuştur.

Şanghay Bilim ve Teknoloji Müzesi : Şangay Bilim ve Teknoloji Müzesi, Huangpu Nehri’nin doğusunda, Century Meydanı’nda yer almaktadır. Bugün bu müzede görülenler ve yaşananlar insanların gelecekteki yaşantılarını olumlu yönde etkileyecek. Büyük ve modern yapıya sahip müze birçok insanın ilgisini çekmektedir.