Yazar: Mehmet Zahit Şimşek

Çin Halk Cumhuriyeti yaklaşık 1,397 milyarlık nüfusu, hızlı şekilde büyüyen ekonomisi, ileri düzeydeki teknolojisi ve son yıllarda artan dış diplomasi trafiğiyle süper güç olma yolunda hızla ilerleyen bir ülke olarak karşımıza çıkmaktadır. 9,6 milyon kilometre karelik toprak parçası ve hak iddia ettiği 3,7 milyon kilometrekarelik denizalanı ile dünyanın toplam alan bakımından en büyük 3. ülkesi olan Çin, artan diplomasi trafiği ve askeri harcamalarıyla birlikte, kontrol etmeye çalıştığı büyük alandaki anlaşmazlıklarla da sık sık gündeme gelmektedir. Asya Kıtası’nda bulunan 9,6 milyon kilometre karelik alanda İç Moğolistan, Sincan Uygur Özerk Bölgesi, Tibet toprakları, Hong Kong gibi bölgelerde bazen iç dinamikler sebebiyle, bazen de komşu ülkelerin hamleleriyle sıcak çatışmanın eşiğine gelen Çin, benzer sorunları hak iddia ettiği Çin Denizi’nde de yaşamaktadır. Bu sorunların altında tarihten gelen husumetlerin de yattığı ise su götürmez bir gerçektir.

Sahip olunan kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgelerdeki hak iddialarının sebep olduğu Çin Denizi’ndeki hâkimiyet mücadelesi genel olarak iki ana başlık altında incelenmektedir. Bu başlıklardan ilki Güney Çin Denizi’nde Brunei Darü’s-Selam Devleti, Çin Halk Cumhuriyeti, Çin Cumhuriyeti (Tayvan), Malezya, Endonezya, Filipinler ve Vietnam devletleri arasında, daha çok bölgedeki zengin doğal kaynaklar ve kullanım hakları sebebiyle hem bahsi geçen ülkelerde hem de dünyada gündemi meşgul etmektedir. İkinci başlık ise Doğu Çin Denizi’nde Çin Halk Cumhuriyeti, Japonya ve Güney Kore devletleri arasında olup, daha çok askerî ve ekonomik sebeplerle devletleri karşı karşıya getirmektedir. İki başlık altındaki sorunların çözümü için ülkeler arasında değişik zamanlarda çeşitli platformlar kurulmaya çalışılmış, ancak sorunlar günümüze kadar varlıklarını sürdürmüştürler.

Bu makalede son dönemde dünyanın birçok ülkesinde yükselişe geçen militarizm, güvenlik stratejilerine yöneliş ve silahlanma yarışıyla beraber tekrar ve bu sefer daha da tehlikeli bir şekilde gündeme giriş yapan bu iki büyük ve girift sorundan Doğu Çin Denizi’ndeki hâkimiyet mücadelesinin ve bugün gelinen noktanın küçük bir çerçevesi çizilmeye çalışılacak.

YAZININ TAMAMI (PDF)