Yazar: Hasan Özcan

Dünya Savaşının ardından gelişen siyasi gelişmelerle birlikte ABD Ve SSCB haricindeki devletlerin bu iki ülke arasında bir seçim yapması üzerine dayanan bir uluslararası sistem ortaya çıktı. İki bloktan herhangi birine katılmak istemeyen Çin, Hindistan gibi devletlerin girişimleriyle Bağlantısızlar Hareketi kuruldu. Bu hareketin üyesi devletler bloklar arası seçim yapmak yerine her iki blokla da çeşitli ilişkiler kurma yoluna gittiler. Hindistan özelinde ise; sömürge döneminden sonra bağımsız olan Hindistan tekrar bir süper gücün kendisi üzerinde baskın olmasını istememiş ve Bağlantısız kalmayı tercih etmiştir.

Ekonomik gelişmesini henüz tamamlamadığı için harekette önemli bir rol alamayan Hindistan 2000’li yılların başında ortaya çıkan BRICS oluşumunda çok daha önemli sorumluluklar almaya başlamıştır.

Hindistan’ın da üye olduğu BRICS oluşumu ise giderek küreselleşen uluslararası sistemde batının hegemonyasını kıracak önemli bir oluşum olarak göze çarpmaktadır. Türkiye özelinde bakacak olursak; Türkiye, değişen ekonomik ve siyasal dengenin farkındadır ve bu kapsamda BRICS topluluğuna üye devletlerle kapsamlı ticari ve siyasi ortaklık anlaşmaları yapmaktadır.

YAZININ TAMAMI (PDF)