Yazar: Dr. Turgay Şafak

İran’da 1979 Şubat’ında gerçekleşen devrimin üzerinden kırk yıl geçti. Kırk yaş geleneksel kültürde olgunlaşma ve kemale erme yaşı olarak kabul edilir. Peki, kırk yılını geride bırakan İran devrimi için bir olgunlaşma ve kemale ermeden bahsetmek mümkün müdür? 14 yıllık sürgün hayatının sona ermesinin ardından İran’a dönen Ayetullah Humeyni karizmatik liderliğini kullanarak kısa sürede ideallerini gerçekleştirmek yolunda adımlar atmaya başladı. Liberal görüşleri ile tanınan Mehdi Bazergan 11 Şubat tarihinde geçici başbakan olarak göreve başladı.

1979 yılının Mart ayı sonunda gerçekleşen referandum sonucunda halk büyük bir oy oranı ile İslam Cumhuriyeti kurulmasına onay vermiştir. Anayasa taslak çalışmalarına başlanmış ve Haziran ayında ilk taslak hazırlanmıştır. Anayasa çalışmaları ekim ayına kadar devam etti ve velayet-i fakih sisteminin de içinde yer aldığı anayasa referanduma sunulmuş ve Aralık ayında yürürlüğe giren anayasa ile Ayetullah Humeyni İran’ın devrim rehberi olarak tespit edilmiştir. Bu arada devrim yanlısı öğrenciler ABD büyükelçiliği önünde protesto amacıyla elçilik binasını işgal ettiler. Geçici hükümetin başbakanı öğrencilerin bu hareketinin çok yanlış olduğu düşündüğünden İstifa etti. ABD ile İran arasındaki diplomatik ilişkilerin koptuğu bu işgal 444 gün sürmüştür. Ayetullah Humeyni tarafından övgü ile söz edilen işgal olayı ve elçilik personelinin tahliye edilmesinin ardından elçilik binası “Casus Yuvası” adı ile müzeye dönüştürülmüştür. Her yıl İşgalin yıldönümünde bir araya gelen devrim yanlıları ABD karşıtı gösteriler düzenlemektedirler. Ayetullah Humeyni’nin devrim lideri olarak belirlenmesinin ardından 1980 yılının ilk ayında Ebu’l Hasan Beni Sadr İran İslam Cumhuriyetinin ilk cumhurbaşkanı olarak seçildi. Aynı yıl milletvekili seçimleri de düzenlenmiştir.

 

YAZININ TAMAMI (PDF)