Yazar: Huccetullah Sözgen

Muhammed Rıza Şah 1953 yılında, babasının 1941’de bırakmak zorunda kaldığı yerden yola devam etti. İlk işi devletini ayakta tutan üç temel dayanağı sağlamlaştırmak için kolları sıvamak oldu; bunlar ordu, bürokrasi ve saray patronaj sistemiydi. Ufak tefek farklılıklar göstermekle birlikte, Muhammed Rıza’nın saltanatı pek çok açıdan badasınkinin devamı niteliğindeydi. Babası Faşizm çağında hüküm sürüp treni kaçırmamak gerektiğini açıkça söylerken, oğlu Soğuk Savaş’ın doruğa ulaştığı yıllarda yaşamıştı. Dolayısıyla otokrasi ve ırkçılık söylemlerinden kaçındı. Ama o da Aryamihr(Aryan Güneşi) gibi yepyeni bir isim eklemekten geri kalmadı. Muhammed Rıza Şah babası Rıza Şah’ın muazzam bir devlet inşa etme düşünü gerçekleştirmişti. Bu hayale ulaşması artan petrol gelirleri sayesinde oldu.

Pehlevi devletini ayakta tutan üç dayanaktan biri olan ordu ayrıcalıklı muamele görmeye devam ediyordu. Şah Savunma Bakanlığı’nın adının tekrar Savaş Bakanlığı yapmıştı. Askeri bütçenin çoğu gelişkin silahlara harcanıyordu. Silah tüccarları şahın, tıpkı Playboy okuyan adamlar gibi, silah kullanma kılavuzlarını yalayıp yuttuğu konusunda fıkralar anlatıyorlardı.

Şah’ın askeri ilgisi silah alımlarıyla sınırlı değildi. Bütün askeri konularda yakında ilgilenirdi: eğitim, harekât, kışla ve subayların genel refahı. Şah ayrıca askeri darbe olasılığını durduracak önlemler de almıştı. Kişisel deneyimi ona geri planda kalmış subayların iş karıştırmasından korkmak gerektiğini öğretmişti. İstihbarat başkanlarıyla gizli servis yetkililerinin birbirleriyle doğrudan haberleşmesini yasakladı. Bütün haberleşmeler saray aracılığıyla yürütülürdü.

 

YAZININ TAMAMI (PDF)