Yazar: Anıl Ulaş Köseoğlu

Giriş

Rapor, İsrail’deki ekonomik gidişatın ve ideolojik sapmaların tarihi hakkında bilgi verdikten sonra, İsrail ekonomisini nelerin özel kıldığına dikkat çekmiştir. Raporda İsrail’in mali durumu Türkiye ile karşılaştırmalı olarak veriler desteğiyle sunulmuştur.

GENÇ İSRAİL EKONOMİ TARİHİ

İsrail ekonomisi 21. yüzyılın başına kadar savaşlar ve yüksek savunma harcamaları nedeniyle enflasyonla boğuşmuş; buna rağmen 1973 Yom Kipur Savaşı’na kadar %9’a yakın bir büyüme hızı ortalamasıyla gelmiştir. Kökeninde sosyalist bir yapılanmayla can bulan ve teşkilatlanan İsrail, öyle ki kuruluş döneminde sosyalist olmayan birine rastlayamazdınız, 80’li yıllarda büyük çaplı özelleştirmelere başlamış, zamanla örnek bir serbest piyasa ekonomisine dönüşerek bilgiye ve yüksek katma değerli üretime dayalı kapitalist bir devlet haline gelmiştir.

Bununla birlikte birçok ekonomist, İsrail ekonomisine şu an etki etmese de tarihte oynadığı rol ve yurttaşlara aşıladığı fikir ve duygular dolayısıyla kibutz ve moşavların, İsrail Devleti’ne ruhunu üflediğini savunur. Bu görevi günümüzde 3 yıllık zorunlu hizmet yükümlülüğünün devam ettirdiği söylenebilir.

İsrail hükümetleri, İkinci Arap-İsrail Savaşı’ndan sonra büyüme hedeflerini askıya almış ve enflasyonla savaşa başlamıştır. Dış yardımlar ve tutucu para politikalarıyla özelleştirmelerin hızlanması bir araya gelince toparlanmış, yüksek büyüme oranları elde etmiştir. 2001-2003 yılları arası tekrar belirgin bir durgunluk dönemi yaşayan İsrail ekonomisi 2007 yılına kadar toparlanma dönemi yaşamış ve iyi büyüme oranları yakalamıştır. 2006 yılına gelindiğinde İsrail %5.1’lik büyüme rhızı oranına ulaşmış ve o yıl kişi başı milli gelir 20.000 $’ı aşmıştır. (2006 yılında Türkiye’de kişi başı milli gelir 8000 $ seyrindeydi.)

2006-2007 yılları boyunca İsrail makroekonomik hedeflerine ulaşmaya devam etmiştir: Çok düşük hatta negatif enflasyon oranları, düşük bütçe açığı, kontrollü kamu harcamaları. Bu esnada yabancı yatırımcıları ülkesine çekerken ihracat rakamları da hızla büyümüş ve tarihinde ilk defa bütçe fazlası vermiştir. 2. Lübnan Savaşı’na rağmen stabil bir ekonomiyle 2008 yılına giriş yapmıştır.

Dünyanın finans devleri sendelerken, krizle birlikte dünya çapında piyasalar çöküşün eşiğine geldiğinde kimse İsrail ekonomisinin nasıl tepki vereceğinden emin değildi. Zaman geçtikçe İsrail, yalnız rahat zamanlardaki güçlenme kapasitesiyle değil zor zamanlardaki yeniden toparlanma gücü ve direnciyle de ekonomisinin sağlam temellere dayandığını ispat etmiştir.

Krizden çıkan ülkeler yavaş yavaş toparlanırken İsrail yüksek ivmeyle büyümeye başladı. 2009 yılında İsrail borsası tüm Batı borsalarını geride bıraktı, ihracat rakamlarını artırdı, işsizlik rakamları düştü ve iç piyasası canlandı. Bütçe açığını dengelemesi ve dış borçları azaltması; kısılan kamu harcamaları ve artan vergilerin sonucudur.

İsrail ekonomisinin krizle baş edebilen yapısının kökenlerinde genelde üç sebep öne çıkar. İlki tutucu bankacılık sistemidir. İsrail bankalarında müdaheleci bir sistem vardır, ABD veya İngiltere’de gözlemlenen maceracı tutumlardan kaçınmıştır. İkinci sebep yabancı yatırımcılara sermaye sağlama konusunda verilen güvencelerdir. Diğer sebep İsrail’deki işçi sınıfının küresel kriz gerçeğini iyi anlayıp, maaş kesintilerine seslerini yükseltmemeleridir.

İsrail’in kurucu kadrosu Histadrut, en büyük işçi sendikasıdır, devlete krizi atlatma noktasında yardımcı olmuştur.

İSRAİL’İ ÖZEL KILAN NE?

Yıllar boyunca İsrail’i devlet olarak tanıyan ülkelerin sayıları artarken, ekonomi alanında İsrail sıradan olmaktan çok uzak kazanımlar elde etti . Üstün tarım teknolojileri geliştiren, sulamada ve güneş enerjisinde atılımlar yapan İsrail, bir özgirişim (start-up) cenneti olarak nitelendirilir ve yüksek teknoloji endüstrisinde öne çıkan ülkelerdendir.

Dünyanın en zengin girişimcilerinden biri olan Warren Buffet Ortadoğu ile ilgili şöyle bir değerlendirmede bulunmuştur:

“Ortadoğu’da petrol arıyorsanız durmanız gereken noktalardan biri İsrail değildir, fakat beyin, enerji ve bütünlük arıyorsanız durmanız gereken yegâne durak İsrail’dir.”

OECD verilerine göre İsrail, GSYH’sinin %4’ünü araştırma ve deneysel geliştirmeye harcıyor ve bu alanda OECD ülkeleri arasında lider. (Türkiye sondan 6. sırada ve %1’e yakın harcama yapıyor bu alana)

Yatırımcıyı koruma alanında dünyanın 6. güvenli ülkesi olan İsrail (Türkiye 68. sırada), kişi başına atıf yapılan akademik makale sıralamasında da dünya lideri.(Türkiye nüfusu İsrail nüfusunun 8 katı olmasına rağmen yalnız iki katı bilimsel makale üretiyor)

Geleneksel endüstri alanları dahil olmak üzere yoğun ArGe calışmalarına dayanan İsrail ekonomisi sayesinde İsrail bir süt ve bal ülkesi olmaktan çıkıp yazılım, iletişim, biyoteknoloji, eczacılık, silah teknolojisi ve nanoteknoloji alanlarında saygın bir konuma yerleşmiştir.

MALİ DURUMA GENEL BAKIŞ

İsrail nüfusu 8.680.000’dir. Toplumun büyük kısmını Yahudiler oluştururken büyük bir Arap azınlık da vardır(1/5). Yahudi nüfusun kendisi başlı başına gerek kültürel olarak gerek göç ettikleri bölgeler olarak çeşitlilik gösterir. Yahudi nüfusun %40’ı seküler, %40’ı muhafazakar, %10’u dindar ve %10’u aşırı dindardır(Haredim).

İşgücüne katılım oranı kadın Araplar ve ultra-ortodoks Yahudiler nedeniyle diğer OECD ülkelerine göre düşüktür. Ayrıca doğurganlık oranı en yüksek kesimler de bunlardır ve bu yüzden ekonominin geleceği verimlilik açısından bir tehdit oluşturur. Ekonomileri için diğer tehditler şüphesiz bölgedeki istikrarsızlık, işgal altında tuttuğu bölgelerin durumu ve bölgedeki muhtemel çatışmalardır. Durum böyleyken, İsrail ordusunun önleyici savaş stratejileri ve sert güvenlik tedbirleriyle, oturmuş istihbarat servislerinin desteği şimdilik İsrail’i yatırım yapılabilir, güvenli ve istikrar sahibi bir ülke konumunda tutuyor.

İsrail her sene dış ticarette açık verir fakat turizm gelirleri, hizmet ihracatları ve yabancı yatırımlar sayesinde bütçe fazlası veren ülkeler arasındadır. 12 milyara yakın bütçe fazlası veren İsrail bu alanda da dünyada 21. sıradadır. (Türkiye yıllık 30 milyar civarında seyreden cari açığı yüzünden yabancı yatırımlara bağımlıdır.)

Turizm sektörü İsrail’in büyük gelir kaynaklarından biridir. Çeşitli tarihi ve dini alanlara ev sahipliği yapan İsrail, kişi başına en çok müze düşen ülkedir. Yaz turizmi, arkeolojik turizm ve ekoturizm İsrail’de revaçta olan diğer turizm alanlarıdır. 2016 yılında İsrail’i ziyaret eden turist sayısı 3 milyonu geçmiştir. Turistlerin çoğu ABD, Fransa ve Rusya’dan gelmektedir.

İsrail’de tarımsal üretim faaliyetleri narenciye, sebze, pamuk; sığır, kümes hayvanları ve süt ürünleri üzerinde yoğunlaşır.

Sanayi alanları gıda, içecek ve tütün, kostik soda, çimento, ilaç, inşaat, metal, yüksek teknoloji ürünleri (havacılık, iletişim, bilgisayar destekli tasarım ve imalatçılar, tıbbi elektronikler, fiber optik), ahşap ve kağıt ürünleri, kimyasal ürünler, plastik, kesilmiş elmas, tekstil ve ayakkabıdır.

İsrail’in dış ticarette en büyük ortakları ABD, Çin ve AB ülkeleridir. İsrail 2016 yılında 51.61 milyar $ ihracat yapmıştır. İhracatının %27.5’ini ABD ile, %8’ini Hong Kong ile, %6.1’ini İngiltere ile gerçekleştirmiştir.

Makine ve makine ekipmanları, yazılım ürünleri, işlenmiş elmas, tarım ürünleri, kimyasallar, tekstil ve konfeksiyon ürünleri İsrail’in ihraç ettiği mallardır.

İsrail yine 2016 yılında 57.9 milyar $ tutarındaki ithalatının %13’ünü ABD’den, %9.3’ünü Çin’den, ve diğer ürünleri de başta İsviçre, Almanya ve Belçika olmak üzere AB ülkelerinden gerçekleştirmiştir.

Hammadde, askeri teçhizat, imalat malzemeleri, işlenmemiş elmas, yakıtlar, tahıl, tüketim malları ithalatının önemli kısmını oluşturur.

İsrail’de 2016 lında enflasyon oranı %-0,5 olarak belirlenmiştir ve dünyada 24. sıradadır. (Türkiye %7,8 ile 196. sıradadır)

İsrail’in toplam dış borcu 2016 yılının sonunda 91.08 milyar $ olarak ölçülmüş ve İsrail’de rezerv olarak 97.22 milyar $ vardır. (Türkiye’nin dış borcu 410.4 milyar $’dır ve döviz rezervi olarak 115 milyar $ bulunur.)

Satın alma gücü paritesine göre, İsrail 316 milyar $ GSYİH’e sahiptir ve dünyanın 54. büyük ekonomisidir. (Türkiye 2,082 trilyon $ ile dünyada 13. sıradadır.)

Kişi başına düşen milli gelire baktığımızda İsrail 39.126 $ ile dünyada 21. sıradadır. (Türkiye 9.826 $ ile 65. Sıradadır.)

Gelir adaletsizliği tablosuna baktığımızda İsrail, OECD ülkeleri arasında gelirleri en adaletsiz dağıtılan 6. ülkedir. (Türkiye sondan 4. sıradadır)

İsrail’de enerji tüketimi ithal hidrokarbon yakıtlarla karşılanır. Tüketiminin ancak %5’ini kendi doğal yataklarıyla karşılarlar. Çok az petrol çıkar, bununla beraber yıllarca süre yıllarca süren başarısız doğalgaz aramalarının sonucunda 2010 yılında Akdeniz açıklarında Leviathan yatakları keşfedildi. İsrail’in bu gazı 2019 yılında kullanmaya başlaması ve fazlasını da ihraç etmesi bekleniyor. Muhtemel güzergahlar arasında Türkiye de bulunuyor (Türkiye üzerinden AB ülkelerine sağlanacak olan gaz, Rusya’ya olan bölge ülkelerinin bağımlılığını azaltacaktır.) İsrail’de ayrıca mevcut bir nükleer reaktör bulunup bulunmadığı net olarak bilinmiyor. Hükümet yetkilileri halkın iyiliği için nükleer santral projeleri geliştirdiklerini açıklamıştı.

Türkiye ile İsrail arasında imzalanan ve 1 Mayıs 1997 tarihinde yürürlüğe giren Serbest Ticaret Anlaşması’nı takiben, İsrail ile 2000 yılında 1 Milyar Dolar olan ticaret hacmimiz 2014 yılı itibarıyla 5,8 milyar ABD Doları ile maksimum değerine ulaşmış 2016 yılında ise 4.342 milyon dolar olarak gerçekeleşmiştir. 2017 yılı rakamları da 2016 yılını muhtemelen aşacaktır. (TÜİK) Türkiye, İsrail’den biyokimya ağırlıklı ithalat yaparken, otomobil ve ham madde ihracatı yapmaktadır.

SONUÇ

İsrail ekonomisi sağlam temellere bağlıdır. Büyüme rakamları iyi, işsizlik düşüyor, enflasyon düşük, bütçe fazlası veriyor. Vergi yükü ve kamu harcamaları düşük seviyelerde. Bununla beraber bazı sektörlerde devlet müdahalesi başarısız olarak verimliliği etkiliyor. En büyük sıkıntı ise gelir adaletsizliği ve fakirlik -özellikle işgal altında tuttuğu bölgelerde-. Para politikaları kapsayıcı olmaktan epey uzak. Akdeniz’de bulunan doğalgaz yatakları İsrail’in elini rahatlatmış durumda ve bölgeye yeni fırsatlar sunacağa benziyor.

KAYNAKÇA

http://www.jewishvirtuallibrary.org/history-and-overview-of-the-kibbutz-movement

The Kibbutz Movement


http://www.oecd.org/economy/israel-economic-forecast-summary.htm
https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/geos/is.html
https://jwa.org/encyclopedia/article/histadrut
https://setav.org/assets/uploads/2017/09/DOGU_AKDENIZ.pdf
https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/geos/tu.html
http://www.historama.com/online-resources/articles/israel/israeli_economy_since_six_day_war_1967_2007.htm
lhttp://file.setav.org/Files/Pdf/20121221123959_israil-siyasetini-anlama-kilavuzu-web.pdf
http://www.mfa.gov.tr/economic-and-commercial-relations-with-israel.en.mfa