Yazar: Muhammed İsmail Akkaya

21. yüzyıl küresel sisteminde politik, ekonomik ve askerî dinamiklerin süratle değişmesi, aynı zamanda küresel ve bölgesel güçlerin jeopolitik hedef ve ulusal çıkarlara öncelik tanımaları, uluslararası sistemi kestirilmesi güç bir hâle dönüştürmektedir. Özellikle Soğuk Savaş dönemi ve sonrasında tarihsel ağırlıklarını yeniden kazanmaya başlayan Çin ve Hindistan örneğinde olduğu gibi güç merkezlerinin doğuya doğru kaymasıyla tek kutuplu dünya düzeni çok kutuplu dünya düzenine doğru evirilmektedir. Son yıllardaki küresel boyutta yaşanan gelişmelerden, Amerika Birleşik Devletleri’nin devletler üzerindeki kontrol kabiliyetinin zayıflaması ile birlikte, Sovyetler Birliği’nin devamı olan Rusya ve Çin gibi devletler küresel ve bölgesel anlamda nüfuz alanlarına genişletmek için politikalar yürütmektedir.

Yeni oluşacak dünya düzeninde kendi güç ve konumunu kanıtlamayı amaçlayan devletlerin başında Rusya gelmektedir. Sovyetler Birliği’nin yıkılması ile süper güç statüsünü kaybeden Rusya, son on yılda izlediği dış ve güvenlik politikalarıyla eski konumuna ulaşmanın planlarını yapmaktadır. Bu nedenle de “yakın çevre“ ve “ulusal çıkar alanları“ gibi kavramlar geliştirerek nüfuz alanlarını yeniden belirlemekte ve diğer güçlerle de bu doğrultuda politik ve ekonomik ilişkiler kurmaktadır. Rusya’nın stratejik hedef ve önceliklerinin, ülke sınırlarına yakın ve uzak olan devletlerin Rusya ile ilişkilerindeki dış politikalarının şekillenmesinde etkisi önemlidir. Ancak Rusya’nın devlet yapılanması olarak kapalı bir anlayışa sahip olması, onun orta veya uzun vadede izleyeceği stratejileri analiz etmeyi zorlaştırmaktadır. Bu makalede Rusya Federasyonu dış politika karar alma mekanizması açıklanarak analiz edilmiştir.

YAZININ TAMAMI (PDF)