Yazar: Ahmet Masum Aydın

Tayvan, Çin anakarasının güneydoğusunda Pasifik denizi üzerinde bulunan ve yüz ölçümü yaklaşık Konya kadar olan ada devletidir. Adada yerleşimin binlerce yıla dayandığı tahmin edilsede, günümüzde hala bölgede yaşayan Aborijinlerin yaklaşık 4 bin yıldan beri adada olduğu sanılmaktadır. Bunun yanında Ming Hanedanından bu yana adaya Çin’den göçlerin olduğuda bir gerçektir. 1544 yılında adaya gelen Portekizliler, adaya “Güzel Ada” anlamına gelen Ilha Formoza demişlerdir. Ada sonraları bir süreliğine Hollanda sömürgesi olmuş ancak Ming Hanedanı’ın Çin’de kontrolü kaybetmeye başladığı dönemde sadık komutan olan Koxinga (Zheng Cheng-gong) adayı ele geçirmiş ve burda kendi yönetimini kurmuştur. Ancak 1683 yılında Qing kuvvetlerine yenilen Koxinga adanının kontrolünü kaybetmiş ve bu süreçte ada hızlı bir şekilde Qing yönetimine adapte olmaya başlamıştır. Ada Japon-Çin savaşı sırasında Qing hanedanı tarafından Japon İmparatorluğu yönetimine bırakılmıştır. Ada 2. Dünya Savaşı sırasında Japonya tarafından üst olarak kullanıldı, fakat 1945 yılında Çin’de kurulan Milliyetçi yönetime (Milliyetçi Parti[Kuomintang] – 国民党) yenilen Japon kuvvetleri, adanın yönetimini tekrar Çin’e bıraktı. 1949 yılında Milliyetçilerin Komünistler karşısında kesin yenilgisi üzerine ülkenin elitlerini, devlet hazinelerini ve okumuş kesiminin büyük bir kısmı ile birlikte Chiang Kai-Shek (蔣介石) Tayvan’a geldi. Burada Çin Cumhuriyeti’ni (Republic of China – 中华民国) kurdu ve 40 yıl sürecek olan olağanüstü hali ilan etti. Adada Milliyetçi Parti hariç tüm partilerin aktiviteleri yasaklandı, bunun yanında pek çok kişi komünist olma gerekçesi ile ya idam edildi ya da suikaste kurban gitti. Bu dönemde Çin Cumhuriyeti, Çin ana kıtasınında temsilcisi kabul edildi ve Birleşmiş Milletler’in daimi üyesi oldu. Ayrıca Güvenlik Konseyi’nin de 5 üyesinden biriydi. Ancak değişen dünya düzeni ve Batılı Devletlerin Çin Halk Cumhuriyeti ile gelişen ilişkileri 1971 yılında Çin Cumhuriyeti’nin BM’den çıkartılması ile sonuçlandı. Ayrıca Tayvan bundan böyle Çin’in Tek Çin Politikası (One China Policy) gereği, Çin’in bir parçası olarak sayılmaya başlandı. Hali hazırda devlet olarak sayılmayan Tayvan dünyada sadece 22 ülke tarafından tanınmakla beraber halen tam anlamıyla ÇHC’nin bir parçası değildir. Kendi bayrağı, siyasi sistemi, ekonomik sistemi ve teknolojik altyapısı olan Tayvan, Asya’nın 4 kaplanından biri olarak sayılmakta ve ekonomik gücü ile dünyada önemli bir yer teşkil etmektedir. Bu yazının devamında Tayvan (Çin Cumhuriyeti) birkaç açıdan değerlendirilecektir.

Öncelikle Tayvan’ın insanlarından bahsetmek gerekiyor. Tayvan’ın etnik yapısının büyük bir çoğunluğunu Çin’den gelen ve Han ulusuna mensup insanlar oluşturuyor. Bunun yanında Tayvan adasının yerlileri ve adaya daha sonraları Endonezya, Malezya ve çevre ülkelerden gelenlerde ülke nüfusunda ufakta olsa bir yer tutuyor. Adada yaşayan Türk sayısı ise oldukça az. Tayvan halkı uzun yıllardır dünya tarafından tanınmamaları nedeniyle yeni bir kimlik geliştirmeye çalışıyorlar. Burada var olan Çinli kimliği yerine bir Tayvan milliyetçiliği gençler arasında özellikle yaygın. Gençler kendilerini Tayvanlı olarak tanımlıyor ancak yaşlı nüfus hala eski köklerinden kopmuş değil. Genç nesilde dahil olmak üzere Tayvan’ın insanı oldukça saygılı ve ülkede var olan kurallar konusunda oldukça titiz. İnsanlar genel olarak birbirleri ile yüksek sesle dahi konuşmuyorlar, güler yüzlü ve yabancılara karşı özel bir ilgiye sahipler. Özellikle bir yardıma ihtiyaç duyduğunuzda size ellerinden gelen her şekilde yardımcı olmak için çaba harcıyorlar. Bunun yanında ülkede eğitim seviyesi yüksek olması ve genel olarak insanların maddi durumu oldukça iyi olmasına rağmen oldukça mütevazı bir yaşam sürdükleri görülüyor. Tabi bu durum başkenttin (Taipei) her yerinde aynı olmasa da özellikle Keelung ve Tainan şehirleri de dikkate alındığında bu tespitin yerinde olduğu görülüyor.

Ülkedeki standartlardan bahsederken burada en belirleyici faktörün eğitim olduğuna dikkat çekmek gerekiyor. Öncelikle ülkede eğitim seviyesi çok yüksek, üniversite bitirmenin yanında mutlaka yüksek lisans ve doktora derecesinde eğitim genel olarak tüm bireylerin tamamladığı bir düzey. Bunun yanında kimi zaman yüksek lisans ve doktorayı yurtdışında tamamlamakta oldukça olağan bir durum Tayvan’da. Burada bir parantez olarak dikkat çekilmesi gereken bir konu Tayvan’dan özellikle değişim öğrencisi olarak veya yüksek lisans programları için Türkiye’ye gelen pek çok öğrenci bulunuyor. Ayrıca ülkede Ulusal Chengchi Üniversitesi’nde bulunan Türkçe bölümü de her yıl Türkiye’ye öğrenci yolluyor. Tayvan’da bulunan üniversiteler tüm dünyada kabul gören başarılara sahip. Tayvan dünya üniversiteler sıralamasında ilk 500’de 12 üniversite ile temsil ediliyor. Tabi bu üniversitelerden bazılarının en büyük özelliği teknoloji üzerine yoğunlaşmaları. Ancak diğer alanlarda da Tayvan üniversiteleri oldukça başarılı. Bunlara ek olarak Tayvan hem dünyaya öğrenci göndermek hem de uluslararası öğrenci kabul etmek noktasında oldukça kolaylık sağlıyor. Bu durum biraz da ülkenin 1971’lerden bu yana uluslararası arenada yeniden tanınma çabalarının bir parçası olarak görülebilir ancak yine de bu durum öğrenim için Tayvan’ı düşünenler için bir fırsat.

Teknolojiden bahsetmişken birazda Tayvan’ın ekonomik durumuna ve çok ciddi yatırımların olduğu teknoloji sektöründen bahsetmek gerekiyor. Önceleri genel olarak tarıma ve özellikle tarım üretimine dayalı bir ekonomisi olan Tayvan, özellikle 1970-1980 sonrası teknoloji üretimi noktasında atılımlar yapmış. Hali hazırda kimi parametrelere göre dünyanın 19’uncu kimilerine göre de 20’nci en büyük ekonomisi. Ancak her durumda 23 milyon nüfusun olduğu Tayvan’da refah seviyesi oldukça yüksek. Bunun yanı sıra üretim kapasitesi oldukça yüksek olan Tayvan neredeyse tüm dünyaya teknoloji ihraç eden bir ülke. Özellikle uluslararası arenada rekabet eden ASUS, Cooler Master, Hon Hai / Foxconn, Gigabyte Technology, HTC Corporation, Realtek ve TSMC bu firmalardan bazıları. Bu firmaların tamamı dünya standartlarında yarı iletken, bilgisayar parçaları, akıllı telefon iletkenleri ve yüksek teknoloji ürünler üretiyor. Hali hazırda dünyanın en büyük firmaları olan Apple ve Samsung gibi iki devinde ürünlerinde yukarda sayılan firmaların ürettiği bir ürün bulmak mümkün. Bu nedenle ihracat hacmi çok yüksek bir ülke Tayvan. Bunun yanında turizm sektörü, tarım ve kimyasallar konusunda da bir pazara sahip. Son olarak belirtmek gerekiyor ki Tayvan serbest piyasa ekonomisini ve genel olarak Kapitalist sistemi oldukça iyi özümsemiş bir ülke.

Tayvan bir ada olması nedeniyle ulaşım özellikle ele alınması gereken bir mevzu. Öncelikle Taipei ve Kaohsiung şehirlerinde metro sistemi oldukça gelişmiş durumda. Bu iki şehir hariç hali hazırda metrosu olan şehir yok. Planlanan hatlar var ancak genellikle yapım süreleri oldukça uzun sürüyor. Başkent olması nedeniyle Taipei metro sistemi oldukça gelişmiş, hızlı ve bir o kadarda kullanışlı. Şehrin önemli noktalarının tümüne metro ile gitmek mümkün. Metro sistemi çok temiz ve bunun en önemli nedeni metro sisteminde yemek yemenin ve su dahil herhangi bir içeceğin yasak olması. Yasağı delmenin cezası 7.500 TWD (Taiwan Dollar) yani 708 TL. Bunun yanı sıra metrolarda dahil olmak üzere tüm toplu taşımada Priority Seats (yanı yaşlılar, engelliler ve hamile bayanlar için ayrılan koltukların) bulunması. Bu uygulamanın ülkemizden farkı, bu koltuklara genel olarak kimsenin oturmaması ve bir yaşlı, hasta geldiğinde toplu taşımada her zaman oturabileceği bir yer bulabilmesi. Taipei metrosunda sistem ülkemize göre farklı işliyor. Para ödemesi girişte değil, varmak istediğiniz istasyondan çıkarken yapılıyor. Ayrıca ödeme gittiğiniz mesafeye göre değişiyor. Diğer bir yanda şehir içi ulaşımda motosikletlerin önemli bir yeri var. Ülkedeki genç nüfusun büyük bir çoğunluğu şehir içi ulaşımda motosiklet kullanıyor, bu nedenledir ki ülkedeki doğal nedenler hariç ölümlerin en büyük nedeni motosiklet kazaları. Taipei ve Tainan gibi büyük şehirlerde park yeri sorunundan dolayı araba daha az tercih edilse de hala ciddi bir trafik oluşturmaya yetecek kadar araba yoğunluğu mevcut. Ancak her şeye rağmen trafikte kurallara uyan sürücüler ve yaya hakları konusunda oldukça duyarlı bireyler bulunuyor. Şehirler arası ulaşımda ise tren ve otobüsler kullanılıyor. Havalimanı Tainan’da olsa da Taipei-Tainan uçuşu oldukça pahalı ve mesafe oldukça kısa olduğundan çok tercih edilmiyor. Özellikle otobüslerin oldukça rahat dizayn edilmiş olması da burada önemli bir faktör. Otobüsler genel olarak bir sırada 3 koltuk bulundurduğundan koltuk aralığı oldukça geniş. Ayrıca iki katı ödeme yaparak bir sırada 2 koltukla oldukça rahat bir şekilde seyahat etmekte mümkün. Bunun yanı sıra hızlı tren veya normal trenle seyahatte yapılabilir. Ülkenin bir ucundan diğer ucuna otobüsle yaklaşık 6-7 saatte gitmek mümkün. Bu nedenle seyahat etmek oldukça kolay. Yollara değinecek olursak, Tayvan’da yollar genelde gidiş ve geliş yönünden toplam 6 şeritli ve yükseltilmiş otoban denilen ayrı bir yol bulunuyor. Otoban üzerinden yapılan seyahatlerde ülkenin tarım arazilerini, pek çok pirinç tarlasını ve sanayi yerleşkesini görmek mümkün. Ayrıca belirtmek gerekiyor ki otoyollar genellikle adanın batı kısmında mevcut, doğu kısmı oldukça yüksek dağlık arazi ve burada bulunan bölgelere ulaşımın trenle yapılması daha kolay.

Tayvan’da din mevzusu da burada değinilmesi gereken bir konu. Tayvan’da tam anlamıyla bir din hürriyeti olduğu dikkatlerden kaçmıyor. Hem Budist-Daoistler hem de Hıristiyan ve Müslümanlar dinlerini özgürce yaşayabiliyorlar. Ülkede pek çok Daoist ve Budist tapınak bulunmakla beraber, özellikle Taipei’de pek çok kilisede bulunuyor. Ancak adanın genelinde din noktasında bir ilgi ve alakanın olmadığını söylemek mümkün. Geleneksel olarak Daoist tanrılara Tayvan insanı tarafından saygı ve hürmet gösteriliyor ancak bu hayatlarında önemli bir yer teşkil etmiyor. Tapınaklara bir anlamda fal baktırmaya ve bir mesele ile ilgili tanrıların fikirlerini almak için giden pek çok insan olmasına rağmen, adada din insanların hayatlarında en az yer teşkil eden konuya benziyor. Tabi burada özellikle belirtmek gerekiyor ki, adada yapılan nüfus sayımlarında kişilere inançları ile ilgili bir soru sorulmadığından dolayı, adada kimin neye inandığı noktasında bir istatistiki bilgi bulunmuyor. Ancak burada yaşayan Müslümanlardan edindiğimiz bilgiye göre, adada Müslüman nüfus yaklaşık 200 bin civarında ve bunun büyük bir kısmını yurtdışından gelenler oluşturuyor. Özellikle Taipei’de bulunan iki cami, Müslüman komitesi için bir buluşma noktası bunun yanı sıra Tainan’da da bir cami bulunuyor. Cami’de Cuma hutbesi Çince ve Arapça şeklinde veriliyor. Ayrıca namaz vakitlerinde veya Cuma günü minarelerden ezan okunmuyor, sadece cami içerisinde ezan okunuyor (Ancak bu tutumun nedeni hükümet mi yoksa farklı bir nedenimi var, kesin bir şekilde bilemiyorum). Bir diğer tarafta ülkede büyük bir Hıristiyan topluluğunu yaşadığı düşünülüyor. Kolonileşme süreci düşünüldüğünde bu durum anlaşılabilir tabi ancak önemli bir nokta var. Bireyler kiliseye gitse dahi, hala yerel tanrılara saygı gösteriyor ve bu kültürü de yaşatıyor. Bunun en temel nedeni olarak da Tayvan insanının genel olarak her şeye toplu bir şekilde inanması ve hepsine aynı mesafede olması söylenebilir. Ayrıca Çin ve Asya’da bulunan din algısının daha çok ahlak öğretisi şeklinde olması da insanların inanmama veya her şeye aynı anda inanma nedeni olarak düşünülebilir. Ayrıca gelişmiş ülkelerde bulunan ve din kavramından uzaklaşma olarak ifade edilebilecek durumun Tayvan içinde geçerli olması mümkün.

Son olarak Tayvan’ın yemek kültüründen bahsedilecek olursa, Tayvan’da genel itibari ile hemen hemen her türlü yiyeceği bulmak mümkün. Özellikle makarna (erişte veya noodle) tüketimi oldukça yüksek. Bunun yanında Tayvan’da ekmek yerine genelde pirinç tüketiliyor ve tatlı dahil pek çok farklı tat pirinçten elde ediliyor. Ayrıca et tüketimi de oldukça yüksek. Genel olarak pek çok yemekte domuz ve katkı ürünleri bulunuyor. Bunun yanı sıra kırmızı et ve tavuk eti de oldukça yoğun bir şekilde Tayvan mutfağında bulunuyor. Tabi Müslümanlar için bu durum özellikle sıkıntı oluşturuyor. Ülkede helal kesimi yapan ve satan yerleri bulmak oldukça zor ancak Taipei’de özellikle Cuma namazı sonrası camiden helal ürünler alabilmek mümkün. Bunun yanında Taipei’de Müslümanların rahatlıkla yemek yiyebilecekleri helal restoranlarda bulunuyor. Bu restoranlarda dini açıdan rahat bir şekilde geleneksel Çin yemekleri tüketilebilir. Ayrıca Taipei’de bir adet Türk restoranı da bulunmakta. Bunun haricinde Tayvan’da en çok tüketilen ürünlerin başında gelen çayın pek çok çeşidini her şehrin neredeyse her köşesinde bulmak mümkün. Bu içecekler genelde sıcak havada serinletici rolünü üstlenirken, oldukça güzel tatları ile de damaklara bayram yaşatıyor. Ayrıca Tayvan’ın en meşhur tatlısı olan ananas kekini de yabancıların özellikle hoşuna giden bir tat. Bu ürünü de helal olarak almak mümkün. Tayvan’daki Müslümanlar belli ürünlere helal sertifikası veren bir kuruma sahipler, bu nedenle ürünlerin arkasında bu ibare şayet ürün bu kontrolden geçmişse mutlaka görülebilir. Ayrıca her restoranda satıcının ürünlerin içeriğini söylemesi zorunlu, yani ürün eğer domuz katkısı barındırıyorsa sizin o ürünü almamanızı söylüyorlar. Ek olarak Tayvan bir ada olması nedeniyle deniz ürünleri açısından oldukça zengin. Tabi Hanefi mezhebine göre denizden çıkan her şeyi bu mezhebe bağlı Müslümanlar yiyemese de, genel olarak Müslümanların en çok güvenebileceği ürün deniz ürünleri. Özellikle sokaklarda veya gece pazarlarında kızartılmış veya kurutulmuş deniz ürünleri bulunabilir. Son olarak Tayvan’da çok sevilen ancak kokusunun ne kadar kötü olduğunu tarif etmeye kelimelerin yetmeyeceği Stinky tofu(臭豆腐)’dan bahsetmek gerekiyor. Neredeyse her bir köşede pişirilen ve şehrin tamamında hissedilebilinen bu yiyeceğin tadının çok iyi olduğu söyleniyor. Normal tofulara göre aşırı kokan bu yiyecek tofunun mayalanması ile üretiliyor ve genel olarak gece marketi gibi yerlerde atıştırmalık olarak satılıyor. Sonuç olarak söylenebilir ki genel olarak Tayvan’da pek çok yiyeceği deneme imkânı var ayrıca Çin kültürüne ait lezzetleri tatmak ve yerel tatların olması Tayvan’ı avantajlı bir konuma yerleştiriyor.